İnsanlık gökyüzüne bakmaya başladığı günden beri aynı soruyu soruyor:
“Bütün bunlar neden var?”
Yıldızlar.
Galaksiler.
Zaman.
Uzay.
Madde.
Ve en temelde:
Hiçbir şey yokken,
neden bir şey var?
Modern kozmoloji, bu soruya ilk kez
mitlerle değil,
matematik ve gözlemle yaklaşmaya başladı.
Ama sonuç şaşırtıcıdır:
Evrenin nasıl başladığını büyük ölçüde biliyoruz,
ama neden başladığını hâlâ bilmiyoruz.
Büyük Patlama: Bir Başlangıç Var
Bugün evrenin:
13.8 milyar yıl yaşında olduğunu
Çok sıcak ve yoğun bir başlangıçtan doğduğunu
Genişlemeye devam ettiğini
yüksek doğrulukla biliyoruz.
Kozmik arka plan ışıması,
galaksilerin uzaklaşması,
element bollukları…
Hepsi şunu gösterir:
Evrenin bir başlangıcı var.
Ama bu bilgi yeni bir soruyu doğurur:
Başlangıçtan önce ne vardı?
Ve daha zoru:
Başlangıcı başlatan şey neydi?
Fizik Yasaları Nereden Geldi?
Evrenin en garip yönlerinden biri şudur:
Fizik yasaları son derece hassas ayarlanmıştır
Küçük bir değişiklikte:
Atomlar oluşmaz
Yıldızlar yanmaz
Kimya mümkün olmaz
Hayat doğmaz
Bu olguya:
İnce ayar problemi denir.
Soru şudur:
Bu yasalar neden tam bu değerlere sahip?
Rastlantı mı?
Zorunluluk mu?
Yoksa seçilim mi?
Çoklu Evren Fikri
Bazı modern teoriler şunu öne sürer:
Biz tek bir evrende değil,
çok sayıda evrenden birinde yaşıyor olabiliriz.
Bu yaklaşıma göre:
Farklı evrenlerde
Farklı fizik yasaları
Farklı sabitler
Farklı yapılar
vardır.
Bizim evrenimiz ise:
Hayata izin veren
Nadir bir kombinasyona sahip olduğu için
fark edilmiştir.
Bu, antropik ilke olarak bilinir.
Ama bu fikir, yeni bir soruyu doğurur:
Bu çoklu evrenler neden var?
Evren Zorunlu mu, Rastlantı mı?
Modern kozmolojide üç temel yaklaşım vardır:
Zorunluluk:
Evren başka türlü olamazdı.
Rastlantı:
Evren, sayısız olasılıktan biri olarak ortaya çıktı.
Seçilim:
Sadece hayata izin veren evrenler gözlemlenebilir.
Ama bu üç yaklaşımın hiçbiri,
şu soruyu tam cevaplayamaz:
Neden bu olasılıklar var?
Neden hiçlik yerine varlık?
Bilim Burada Nerede Durur?
Bugün bilim:
Evrenin evrimini çok iyi açıklar
Ama evrenin nedeni konusunda sessizdir
Çünkü:
“Neden” sorusu
Fiziksel açıklamaların sınırına dayanır
Belki de şu noktadayız:
Evrenin varlığı,
bilimin cevaplayabileceği
en son sınırdır.
Sonuç: En Derin Soru
“Evren neden var?” sorusu,
yalnızca bir fizik sorusu değildir.
O:
Felsefenin
Dinin
Bilimin
İnsan bilincinin
kesiştiği noktadır.
Belki de bu sorunun asıl önemi şuradadır:
Evrenin neden var olduğunu sormak,
aslında biz neden varız diye sormaktır.
Ve belki de insanlık,
kendini gerçekten anladığında,
evreni de ilk kez gerçekten anlayacaktır.

Yorumlar