Tales Bilim Logosu

 
Empati

Paylaş Tweetle Whatsapp Yazdır

Empati, bir duygu değildir.
Bir erdem değildir.
Bir incelik hiç değildir.

Empati,
başkasının acısını görüp
yüzünü çevirmemeyi seçmektir.

İnsan, acıyı görmemek için çok şey yapar.
Bakmamayı öğrenir.
Duymamayı öğrenir.
Unutmayı öğrenir.

Çünkü başkasının acısı,
insana yük getirir.

Sorumluluk getirir.
Rahatsızlık getirir.
Harekete geçme zorunluluğu getirir.

Empati, tam da bu yüzden zordur.

Çoğu insan empati kurmaz.
Sadece kısa bir üzüntü hisseder
ve hayatına devam eder.

Bu empati değildir.
Bu, vicdanın geçici sızısıdır.

Gerçek empati,
başkasının acısı hayatını
biraz bozduğunda başlar.

Konforunu.
Zamanını.
Planlarını.
Sessizliğini.

Empati,
insanın kendi huzurunu riske atabilme kapasitesidir.

Empati kaybolduğunda,
insan kötü olmaz.
Sadece duyarsız olur.

Ve duyarsızlık,
kötülükten daha tehlikelidir.

Çünkü kötü insan azdır.
Ama duyarsız insan çoktur.

Bir çocuk ağlar.
Bir kadın ezilir.
Bir adam yalnızlıktan çöker.
Bir insan yavaş yavaş yok olur.

Ve çoğu insan şunu söyler:
“Benim yapabileceğim bir şey yok.”

Empati,
tam olarak bu cümlede ölür.

Tarihteki büyük felaketlerin çoğu,
canavarların değil,
seyircilerin eseridir.

Empati,
insanın seyirci kalmayı reddetmesidir.

Başkasının acısını,
kendi hayatının dışına itmemektir.

Empati kaybolduğunda,
acı sıradanlaşır.

Şiddet normalleşir.
Haksızlık alışkanlık olur.
Zulüm gündelik bir ayrıntıya dönüşür.

İnsanlar artık
acıya tepki vermez.
Sadece acıya alışır.

Ve insanın
alıştığı her şey,
kısa sürede meşru olur.

Empati,
insanı iyi yaptığı için değil,
insanı insan tuttuğu için gereklidir.

Çünkü empati yoksa,
insan,
başkasının acısının üstünden
rahatça yürüyebilir.

Üstelik buna
“hayat” der.

Empati,
insanın kendi karanlığıyla arasına koyduğu
son mesafedir.

Kaybolduğunda,
insan artık düşmanına değil,
herkese zarar verebilecek hale gelir.

Yorumlar

Yorum Yaz

Copyright © 2024-2025 Tales Bilim . Tüm hakları saklıdır.