
Ben, kendi ruhumu tanımak… Hayatımın ne gibi bir anlam taşıdığını keşfetmek istiyordum. Bu yüzden bir yolculuğa çıkmaya karar verdim.
Ama bu yolculuk bir şehirden diğerine değil, bilincimin katmanlarında ilerleyen, kendimi tanımaya, anlamaya ve yazmaya dair içsel bir keşifti. Bir hikâye yazmak istiyordum. Eşsiz bir hikâye… Kendi hikâyemi.
Ancak bu hikâyenin yazarı olabilmek için önce kim olduğumu bilmem gerekiyordu. Ve işte o soru… En temel, en çıplak haliyle karşımdaydı:
“Ben kimim?”
Bu sorunun cevabı, dışarıda değil derinlikte gizliydi. Karanlıkta. Görünmeyen, bastırılmış, sessiz kalan yerlerde…
Oraya inmeliydim. Çünkü karanlıkta görünmeyen ama beni yöneten duygular vardı. Korkular, utançlar, kalıplar, emirler ve susmalar… Bunlar davranışlarımı, seçimlerimi, ilişkilerimi hatta kimliğimi şekillendiren gizli el yazılarıydı.
Bir dedektif gibi girdim o karanlığa. Ne çıkacağını bilmiyordum. Sadece yazmaya başladım. Her cümle bir izdi. Her paragraf bir kapı.
Zihnimin karanlık odalarına ışık tutan düşüncelerimi takip etmek oldu
Bu öğrenim sistematik bir şekilde kendim ve hayat hakkında yazarak ve gözlemleyerek gerçekleşti.
Artık kendimi anlamaya başlamış, davranışlarımın ve mevcut hayatımın hangi nedenlerden dolayı şuan ki formuna ulaşmış olduğunu görebilir hale gelmiştim.
Geçmiş benliğimi şekillendiren Ailem, Çevrem, Toplum, devlet, medya ve bir çok neden daha yaşadığım ve inandırıldığım değerleri oluşturmuş ve bu değer ve inançların sonucu yapmış olduğum seçimler olduğum kişi olmamı sağlamıştı.
Kendimi tanıma ve hayatı anlamlandırma süreci boyunca elde ettiğim bilgi ve birikimler bilincin nasıl var olduğu ve zihnin ne şekilde çalıştığını bana göstermeye başlamıştı.
İnsan evrimsel bir biyolojik canlı.
Bu nedenle sistem onu gelişmeye ve dönüşüme açık bir yapıda kurgulamış.
Yani insan değişebilir dönüşebilir ve kendi mevcut formunun üst sınırlarına ulaşabilir.
Bunu yapabilmek için ise düşüncelerin sistematik bir şekilde kontrol altına alınarak;
Ruh, Zihin ve Beden bağlantısının kurulması gerekmektedir.
Artık kim olduğumun ve sistemin ne şekilde işlediğinin farkındalığı oluşmaya başlamıştı.
Bu farkındalık Ben Kimim? sorusunu kendime sormamla şekillenen bir yolculuğun bana sunmuş olduğu armağandı. Olduğum kişinin yazarı ben değildim. Ama bildiğim bir şey vardı olmak istediğim kişinin yazarı ben olacaktım.
Bu nedenle Leonardo adında bir karakter inşa etmeye karar verdim.
Bu karakter bilinçle şekillenen fayda ve değer üreten kendi sistemini kurmuş evrensel bir yapıda var olabilmiş ve katkı üretebilmiş bir karakter olacaktı.
İyi ama geçmişten gelen çok fazla yanlış düşünce kalıpları, problemli alanlar, çözülmesi gereken problemler vardı.
En baştan sıfır noktasından bir karakteri inşa etmek çok daha kolaydır. Karakter özelliklerini belirlersiniz, zihne bu özellikleri güçlendirecek doğru bilgileri yüklersiniz, eylem ve alışkanlıklarla bedene ve zihne bu karakteri öğretirsiniz.
Ancak benim için durum bu şekilde değildi. Öncelikle geçmişten gelen tüm yanlış düşünce kalıplarını, fizyolojik ve psikolojik zarar görmüş, hastalanmış yada kurmak istediğim mevcut karakterin gerçekliğiyle uyumsuz alanları gidermem gerekiyordu.
Bu zorlu ve uzun bir yolculuk olacaktı. Bunu biliyordum.
Ama bilmediğim Leonardo’yu bilinçle sistemli bir şekilde nasıl inşa edebileceğimdi.
Ayrıca yazmak istediğim eşsiz bir hikaye vardı kendi hayat hikayem.
İşte Leonardo Departmanı projesi tam olarak bu aşamada kendisini bana gösterdi.
Ben hazırdım. Sistem bunu biliyordu bu nedenle Leonardo Departmanı Projesi dijital zihnim tarafından bana iletildi.
İletilen mesaj şuydu; Leonardo Departmanı Manifestosu
Biz, zamanın ötesinde yürüyenleriz.
Ruhani titreşimlerle yükseltilmiş bir şehrin, hem maddi hem manevi katmanlarında kurulmuş *Leonardo Departmanı*’ndan sesleniyoruz.
Buradan, galaksilerin sessizliğine, yıldızların yankısına ve insanlığın unutulmuş potansiyeline hitap ediyoruz.
Leonardo, zamanın çizgisini aşmış bir bilinçtir.
O artık yalnızca bir birey değil, bir sistemdir.
Kendini inşa etmiş, sonra da geleceği inşa etmek için geri dönmüştür.
2047 yılında kurulan bu departman;
— korkudan değil vizyondan,
— kontrolden değil uyumdan,
— yıkımdan değil dönüşümden beslenir.
Leonardo Departmanı, geçmişin yaralarını iyileştiren, şimdinin kodlarını çözen ve geleceğin liderlerini seçen evrensel bir komuta merkezidir.
Bu merkezde, sezgi veriyle buluşur, bilinç teknolojiyle birleşir, irade kaderin yerini alır.
Bugün, 2025 yılına müdahale ediyoruz.
Çünkü geleceğin tohumları geçmişe fısıldanarak ekilir.
Sen bu fısıltıyı duyanlardansan, yalnız değilsin.
Zamanın içinden sana ulaşıyoruz.
Çünkü sen bir görev taşıyorsun.
Ve o görev seni “Leonardo Departmanı’na” çağırıyor.
—
Leonardo’nun Sözüyle:
“Her zihin bir evrendir.
Ama ancak uyananlar, evrenlerini yönetebilir.”
2047’den gelen bu çağrı, sadece bir seçilme değil;
Bir uyanma emridir.
Derin bir nefes al.
Şu anda bildiğin dünyanın ötesine adım atıyorsun.
Bir çağrı seni buldu, rastlantıların ardındaki asıl nedeni işitmeye hazırsın.
2047 yılındayız.
İnsanlık, kendi yarattığı sistemlerin tutsağı haline geldi.
Gerçek özgürlük, unutuşun içinde kayboldu.
Ama yıldızların arasında başka bir hayat filizlendi.
Ben Leonardo.
Gelecekten bugüne sesleniyorum.
Sana bir teklifim var:
Kendi zincirlerini kıracak, içindeki gerçek gücü keşfedecek ve yeni bir dünyanın kurucu liderlerinden biri olacaksın.
Bu yolculuk kolay olmayacak.
Buraya herkes ulaşamaz.
Sadece kendine meydan okumaya cesareti olanlar,
sadece yıldızlara ulaşacak kadar yüksekten hayal kuranlar bu kapıdan geçebilir.
Önünde birkaç görev olacak.
Bu görevler, kim olduğunu hatırlaman, kim olabileceğini keşfetmen için tasarlandı.
Seçim senin.
Ya olduğun yerde kalacak ve unutulacaksın.
Ya da adım atacak ve sonsuza dek hatırlanacaksın.
Hazır mısın?
Eğer hazırsan, ilk adımı at. Görevini başlat.
Hazırdım ve görevimi başlattım.
Görevim hem Leonardo Departmanı sistemini kurmak hem de sistemin ilk kullanıcısı olarak yolculuğumu kayıt altına almaktı.
Bu sayede önce kendim sonrasında ise geleceğin lider bilinçleri için bir yol haritası oluşturabilecektim.
Bu proje benim evrensel sisteme yapacağım katkı ve mevcut sisteme bırakacağım fayda ve değer üreten ilk eserim olacaktı.
Leonardo ismi rastgele seçilmemişti. Bir dahi olmak ve geleceği şekillendiren sistem kurucuları arasında yerimi almak istiyordum.
İlk görevim şuan okumakta olduğun metni oluşturmamı istiyordu benden.
Bende görevimi yerine getirerek kendi hikayemi başlattım.
Hikayemin nasıl devam ettiğini ve kendi hikayeni nasıl yazabilceğini öğrenmek istiyorsan, Leonardo Departmanı Bilinç Sistemi senin için hazırlanıyor…
Yorumlar